Sattığınız etten ziyade giydiğiniz kostümün bütünlüğü, kokunuz ve hareketleriniz hayatta kalmanızı belirler. Ama asıl hedef başka: Homotopia.
Oyun, mangamsı çizgi roman panelleriyle işleyen bir giriş animasyonu ile açılır: oyuncu, sessiz bir gecede kulübedeki telsizden gelen bir sinyali duyar. Sinyal, yıllar önce insanlarla hayvanlar arasında imzalanan anlaşmayı anlatır: HOMOTOPİA — içine hayvanların asla karışmayacağı, insanlara ait şehir. Oyuncunun asıl amacı buradan doğar: çiftliği ve marketi kur, marketten para kazan ve Homotopia'ya ulaş.
Gecenin bir yarısı, tesiste ve kulübede sessizlik hüküm sürerken telsizde bir cızırtı yükselir. O cızırtının ardındaki ses, dünyanın kalan umudunu fısıldar: Homotopia.
Yıllar önce iki taraf bir anlaşma imzalamıştır: hayvanlar şehre karışmayacak, insanlar şehirde yaşayacaktır. Bu dünyada hayvanlar artık ayakta yürüyor, konuşuyor ve insan etiyle besleniyorlar; bizse kuzu postunun altına saklanıyoruz. Bu anlaşmanın adı HOMOTOPİA (çalışma adı: Homospein).
Çiftliği ve marketi kur, ürünleri sat, her kuruşu biriktir. Uzun vadeli hedef: Homotopia sınır kapısından geçiş hakkını kazanmak. Her vardiya, o kapıya bir adım.
Sessiz bir gecede, tarlanın ortasındaki kulübede telsiz birden cızırdamaya başlar. Cızırtının arasından tek kelime süzülür: “Homotopia…”
“Yıllar önce insanlar ve hayvanlar bir anlaşma imzaladı: HOMOTOPİA.” Telsizdeki ses, dünyanın son umudunu anlatmaya başlar.
“Anlaşmaya göre hayvanlar şehre karışmayacak. Homotopia, yalnızca insanlara ait bir şehir olacak.” Şehir, uzakta ve kutsal.
“Bizim hikayemiz de orada başlıyor: önce bir çiftlik… sonra küçük bir market. Tırnaklarımızla kurduk.”
“Marketten kazandığımız her kuruş, bizi o şehre bir adım daha yaklaştırıyor. Her satış, bir rüya taksidi.”
“Amacımız belli: Homotopia kapısından geçmek. O yüzden çalışıyor, o yüzden dayanıyoruz. Sinyali duyan herkes yola çıkar.”
Postun altındaki insanı gizleyen maske, zamanla yıpranır ve 5 ayrı kırılma formuna ayrılır. Teknik şema aynı hizada çizilmiştir: üst sıra ÖN YÜZ, alt sıra ARKA YÜZ. Her form, maskenin hasar seviyesini ve oyun sistemindeki tehdit aşamasını temsil eder.

Maske yeni dikilmiş, yün yüzey parlak ve sık. Dikişler tertemiz; koku sıfır. Müşteriler “kuzu kardeş” diye selam verir, hiç şüphelenmez.
Metaforik ve Psikolojik Derinlik: “Under the Wool”, İngilizcedeki “Wolf in sheep's clothing” (Koyun postuna bürünmüş kurt) deyimini tersine çevirir. Canavarların arasında yaşamak için kuzu postunun altına saklanan “çaresiz insanı” simgeler.
Mekanik Vurgusu: Kostüm giyme, dikiş atma, koku maskeleme ve postun altındaki insan beden dilini koruma mekaniklerine doğrudan gönderme yapar.
Yeni Anlam Katmanı: Postun altındaki insan, aslında Homotopia'ya ulaşmaya çalışan bir yolcudur — her dikiş, her vardiya, o şehre giden yolun bir parçasıdır.
İnsan eti tüketen mutant varlıkların hüküm sürdüğü bir dünyadasınız. Hayvanlar ayakta duruyor, insan gibi yürüyor ve konuşuyor; siz, kuzu postunun altına saklanmış son insanlarsınız.
Oyunda Kaçış Yoktur! Amaç tesisten kaçmak değil; kotaları doldurarak, gece karaborsadan ilaç ve ekipman çalarak ve dükkanı daha zorlu alt sektörlere taşıyarak sonsuz vardiya döngüsünde hayatta kalmaktır — ta ki Homotopia kapısına yetecek parayı biriktirene dek.
Kargoları işleyin, etleri hazırlayın. Kostüm yırtıklarını dikin ve havayı temizleyen sprey sistemlerini kurun.
Kepenkleri açın! Tezgahın önündeki hayvanlara et satın — müşterileriniz koyun, keçi ve sürü üyeleri. Mikrofonla gürültü yapmayın, nefesinizi tutun ve "Kuzu Taklidi" yapın. Kazanılan her para Homotopia fonuna gider.
Kepenk kapandıktan sonra tesiste kaçak gezinin. Devriye robotlarından saklanıp kardeşiniz için ilaç ve kaçak ekipman toplayın.
Haftalık satış kotasını tamamlayın. Parayı dükkan geliştirmesi, kardeşinizin ilacı ve Homotopia geçiş hakkı arasında dengeleyin.
Tesis içindeki hava akımı değişkendir. Yırtılan kostümden çıkan koku rüzgarın estiği yöndeki müşterilere sürüklenir. Fan kanallarını manuel olarak ayarlamak hayati önem taşır.
Mikrofonunuz oyuna entegredir. Müşteri tezgaha yaklaştığında tuşa basarak “Nefes Tut” mekaniğini çalıştırırsınız. Fazla beklerseniz karakter aniden öksürerek şüphe çeker!
Müşteriler insan gibi çok hızlı yürüyen veya zıplayan oyuncuları fark eder. Şüphe anlarında ritim tuşlarına basarak hayvan gibi kafa sallamalı ve sürünün anlamsız hareketlerini taklit etmelisiniz.
Kepenkler kapandığında güvenli odanızda uyuyabilir ya da gece tesise sızabilirsiniz. Gece gezintisinde amaç kaçmak değil; devriye gezen “Temizlik Robotlarına” yakalanmadan gizli havalandırmalardan geçmek, Karaborsacı NPC'yi bulmak ve gündüz dükkanda kullanabileceğiniz kaçak spreyler, susturuculu çivili tabancalar ve kardeşiniz için Gen Bastırıcı Serumlar satın almaktır. Karaborsacı aynı zamanda Homotopia geçiş belgesi için de tek adrestir.
Kostümünüzün yıpranma oranını slider ile değiştirerek NPC müşterilerin vereceği tepkileri ve koku sızıntısı durumunu test edin:
| Aşama | Kostüm Sağlığı | Koku Sızıntısı | Müşteri Davranışı ve Diyalog Örneği |
|---|---|---|---|
| badge1 | %80 - %100 | Yok (Sıfır Sızıntı) | Normal alışveriş. “Bugün postun gayet parlak duruyor.” |
| badge2 | %50 - %80 | Hafif Sızıntı | Tezgaha yaklaşır, koklar. “Burada garip bir koku var, kuzu gibi kokmuyorsun...” |
| badge3 | %20 - %50 | Yoğun Tehlikeli Sızıntı | Agresifleşir, tehdit eder. “O kostümün altındaki ne? Sen bizden de vahşisin!” |
| badge4 | %0 - %20 | Karşı Konulamaz İnsan Kokusu! | Anında toplu saldırı! Müşteriler sizi canlı yemek için tezgaha atlar. |
Kostümü tamamen yırtılan ve koku yayan bir oyuncu, marketin kapanmasını kurtarmak adına diğer 3 oyuncu tarafından kepengin dışına itilip müşterilere yem edilebilir! Müşteriler onunla meşgulken dükkan kepenkleri kapatılır.
Kan ve insan kokusunu müşteri tezgahından uzaklaştırıp havalandırmaya yönlendirir.
Müşteri saldırılarına karşı dükkanı anında mühürler ve süreyi uzatır.
Kesimhaneden çıkan oyuncunun üzerindeki kan kokusunu anında nötralize eder.
Karaborsadan alınan özel ipliklerle dikiş tamir hızı %100 artar.
Gece tesiste gezerken devriye robotlarına yakalanmadan gizli alanlara sızmayı sağlar.
Acil kriz anında tezgaha atılır; 30 saniye boyunca ortamdaki tüm insan kokusunu bastırır.
Hareket ederken bile takım arkadaşlarının sırtındaki yırtıkları dikebilir.
Müşteriler tezgaha yaklaştığında nefes tutma süresini iki katına çıkarır.
Kuzu/Hayvan taklidi hareketleri yaparken şüphe seviyesini çok daha hızlı düşürür.
Dükkanın arkasındaki gizli sığınakta saklanan çocuk, 4 kişilik ekibin korumak zorunda olduğu ortak bir sorumluluktur. Oynanış ritmini bozmamak adına oyuncuların sürekli odaya gidip gelmesi engellenmiş; takip ve etkileşim tamamen “Vardiya Sonu Kararları” ve “Uzaktan Biyo-Gözlem” üzerine kurgulanmıştır. Çocuğa iyi bakmak, Homotopia'ya götürecek tek vicdan yoludur.
Mesai sırasındaki oyuncular kasanın yanındaki küçük dijital ekrandan çocuğun nabzını ve mutasyon seviyesini (%100 - %0) anlık takip eder. Mesai sırasında içeri girmeye gerek kalmaz.
Odaya sadece gün bitiminde (kepenkler kapandığında) girilir. Ekip ortak kazandığı parayla karaborsadan alınan pahalı kaliteli dozu mu yoksa ucuz geçici dozu mu vereceğine karar verir.
İlaç gecikirse kapı açılmaz; çocuk havalandırmadan öksürmeye başlar. Bu durum tezgahtaki müşterilerin şüphe barını doldurur ve oyuncuları hızla vardiyayı bitirmeye zorlar.
• Occlusion Culling: Çocuk ve sığınak odası sadece gün sonu kapı açıldığında işlenir (render), CPU/GPU yükü oluşturmaz.
• State-Based Sync: Sunucudan istemcilere sadece çocuğun durum yüzdesi (float) ve kriz durumu (enum) aktarılır. Ağ trafiğine (bandwidth) yük bindirmez.